1. Boğazları hakimiyet altına alan ilk Türk devleti Osmanlı Devleti’dir
2. Osmanlı tarihinde örfi kanunları ilk defa yazılı hale getiren Fatih Sultan Mehmet’tir
3. Osmanlı Devleti ilk ticari imtiyazı Venediklilere Fatih Sultan Mehmet zamanında vermiştir (1479)
4. Osmanlı Devleti’nde ilk altın para Fatih Sultan Mehmet zamanında bastırılmıştır
5. Fatih Sultan Mehmet zamanında şehzadelerin sancağa çıkması ilk defa mecbur hale getirilmiştir
6. Halife ünvanını ilk kullanan Osmanlı padişahı I.Selim’dir (Yavuz)
7. Osmanlı topraklarında konsolosluk (Balyos) açan ilk devlet Venedik’dir
8. Avusturya ile Osmanlı devleti arasında imzalanan ilk resmi antlaşma İstanbul Antlaşması’dır (1533)
9. Osmanlı donanması ilk kez 1571’de İnebahtı’da yakılmıştır
10. Yükselme döneminde devlet işleyişini sıkıntıya sokan ilk toplumsal nitelikli isyan Şahkulu İsyanı’dır
11. Anadolu’ya yönelik göçler ilk defa 1473 Otlukbeli Savaşından sonra azalmaya başlamıştır
12. İstanbul’un fethinden sonra Ortodoksların hamiliği ilk defa Osmanlı devletine geçmiştir (1453)
13. İlk Osmanlı – Memluk savaşı II. Bayezıd döneminde gerçekleşmiştir
14. Anadolu’da Celali isyanları ilk defa Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkmıştır (Bozoklu Celal)
15. Avrupa’da siyasi üstünlüğün Osmanlı Devletine geçmesi 1533 İstanbul Antlaşması ile gerçekleşmiştir
16. Osmanlı Devleti Kırım Hanı sayesinde Orta Asya Türkleri ile temasa geçmeye başlamıştır
17. Üç padişah döneminde sadrazamlık yapan ilk kişi Sokulu Mehmet Paşa’dır (1564-1579)
18. Coğrafi keşiflerin olumsuz etkisini gidermek için Osmanlı devletinin yaptığı ilk faaliyet Hind Deniz Seferleri’dir
19. Osmanlı tarihinde hükümdarlığı babasından zorla alan ilk padişah I. Selim’dir
20. Anadolu Türk siyasi birliğini kesin olarak sağlayan padişah I.Selim’dir (Yavuz)
21. Fransa’ya ilk kapitülasyonlar Kanuni Sultan Süleyman zamanında verilmiştir (1535)
22. Karadeniz’in Türk gölü haline getirilmesi ilk defa fatih Sultan Mehmet zamanında gerçekleşmiştir
23. Osmanlı – Memluk ilişkileri ilk defa Fatih Sultan Mehmet zamanında bozulmaya başlamıştır
24. Viyana’nın ilk kez kuşatılması Kanuni Sultan Süleyman zamanında gerçekleşmiştir (1529)
25. Akdeniz’de kazanılan ilk büyük deniz savaşı Preveze Deniz savaşıdır (1538)
26. Osmanlı Devleti’nin imparatorluk haline gelmesi Fatih Sultan Mehmet döneminde gerçekleşmiştir
27. Osmanlı Devletinde yönetimin teokratik özellik kazanması ilk kez Mısır seferiyle gerçekleşmiştir
28. Padişah emriyle öldürülen ilk veziriazam Çandarlı Halil Paşa’dır
29. Balkanların tamamını ilk defa Osmanlı toprağı haline getiren Fatih Sultan Mehmet’tir
30. Havan topu ilk defa İstanbul’un fethi sırasında kullanılmıştır (1453)
31. Osmanlı devletinde Örfi kanunları ilk defa kitap haline getiren Fatih Sultan Mehmet’tir (Kanunname-i Ali Osman)
32. Kanunname-i Ali Osman, Osmanlı Devleti’nin ilk Anayasası niteliğindedir
33. Vezirlerin kul sistemine göre seçilmeye başlaması (devşirme) ilk defa Fatih Sultan Mehmet zamanında başlamıştır
34. Osmanlı tarihinde ilk kapitülasyonlar Fatih Sultan Mehmet zamanında Venediklilere verilmiştir (1479)
35. Sadrazamların divana başkanlık yapması ilk kez Fatih Sultan Mehmet zamanında gerçekleşmiştir
36. İpek yolu ilk defa Fatih’in Kırım’ı fethiyle Osmanlı Devletinin denetimine girmiştir (1475)
37. Osmanlı tarihinde iki kez tahta çıkan ilk padişah II.Murat; son padişah I. Mustafa’dır
38. Yiv-setli toplar ilk defa II. Bayezid zamanında Osmanlı devletinde kullanılmıştır
39. Avrupalı devletlerin Osmanlı içişlerine karışması ilk defa Cem Sultan olayıyla gerçekleşmiştir
40. Osmanlı Devletinin İran ile yaptığı ilk büyük savaş Çaldıran Savaşıdır (1514)
41. Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’yı hakimiyeti altına alması ilk defa Mısır’ın fethiyle başlamıştır (1517)
42. Mısır’ın fethiyle Baharat yolu ilk defa Osmanlı Devletinin denetimi altına girmiştir (1517)
43. Kaptanı-Derya ilk defa I.Süleyman zamanında Divan-ı Hümayun üyesi olmuştur
44. İranlılarla yapılan ilk resmi antlaşma, 1555 Amasya Antlaşması’dır (Kanuni Sultan Süleyman)
45. Vadi’s Seyl savaşıyla Fas ele geçirilmiş ve Kuzey Afrika tamamen ilk defa Osmanlı hakimiyetine girmiştir (1578)
46. Osmanlı Devletine Rusya’nın gönderdiği ilk elçi 1497’de Fransa’nın gönderdiği ilk elçi 1525’te İstanbul’a gelmiştir
47. Osmanlı’da hazırlanan ilk dünya haritası Piri Reis tarafından I. Selim’e sunulmuştur (1517)
48. Osmanlı İran savaşları ilk defa I. Selim döneminde başlamıştır
49. Şehzade Cem’in Rodos Şövalyelerine sığınması il ilk defa bir Osmanlı iç olayı dış sorun haline gelmiştir
50. Sokullu Mehmet Paşa’nın 1579 yılında ölümüyle Yükselme dönemi sona ermiştir
by adminAbdülhamit’in demiryollarıyla ilgili fikirleri; arttırmak, askeri yönden güçlendirmek, isyan ve eşkiyalığın önlenmesi, bunun yanında tarım üretimlerinin dünya pazarına sevkiydi.
Demiryollarının yapılmasıyla tarım üretimi arttırılacak ve dolayısıyla vergilerin gelirleri de artacaktı. Bunun yanı sıra ticaret gelişecek, ithaalat ve ihraacattan alınan gümrük vergileri hazineye aktarılacaktı. Demiryolunun geçtiği yerlerde zengin maden yatakları işletmelere açılacak ve maden üretimi arttırılacaktı.
Osmanlı Devleti’nin demiryolu ulaşımında ekonomik olarak yetersiz oluşu, Avrupa’lı emperyalist devletlerin ekonomik ve siyasi çıkarlarına göre yapılmasına, onları çıkarlarını göz önünde bulundurmaya neden oluyordu.
Osmanlı Devleti’nde demiryolunun karlı amacından farklı olarak, Avrupa’lı devletin politikalarını düşündürmeye yönlendiriyordu. Çünkü Avrupa’lı devletler demiryolunda ayrıcalıklar kazanmak için ekonomik ve siyasi baskıya baş vuruyorlardı. Avrupa’nın amacı Osmanlı’da demiryolu yapımına girişerek nüfus bölgelerini oluşturmaktı. Başta Fransız ve İngilizlerin giriştiği bu durum, 1889′dan sonra Almanya lehine gelişti.
by admin
Uzun yıllar moda sektöründe önemli bir yer edinmiş Özgür Masur’un şirket ortağı olarak tanınan Ferhat Kazancı, sosyal medyada paylaştığı ve geniş bir takipçi kitlesinin ilgisini çeken aforizmalarını bir kitapta topladı. Aşka, incelikli hallere ve yaşama dair duygularını paylaştığı metinler ilk günden büyük ilgi çekti.
Foo Prodüksiyon etiketiyle yayınlanan Beden Bende Bir Bavul’un tasarımı daha önce Ruhi Mücerret, Çilek Kızlar ve Galeyan gibi kitapların kapaklarına da imza atan Motto Visual Solutions’a ait.
Beden Bende Bir Bavul’un önsözü kitaba dair önemli ipuçları veriyor:
“Ferhat Kazancı içsel bir yolculuğa çıkarıyor okurları. İddiası sadeliğinde saklı, güçlü, yoğun
aforizmalardan oluşan bir kitap Beden Bende Bir Bavul. Bedene işleyen aşklar, ışığında kendini bulan yansımalar, izler var ilk bölümde. İkinci bölümde kendi içinde usul usul yürüyen çatışmaların izleri. Bir olmaya, birlikte olmaya, kaybettiğinde bile hala sevgiliyle olmaya dair aforizmalar geliyor ardından. Ve yaşanmışlıkları gittiği her yere taşıyan bavuluyla tamamlıyor öyküsünü. Kibirli bir iç dökme, huysuz bir çağrı, sonu gelmez bir duygu akışı değil Beden Bende Bir Bavul. Gerçekçi, hayatın tam içinden, her türlü aşkta hissedilen kalp çarpıntıları, kanat çırpışları söze dökülen. Samimi, sadık ve umut verici bu sese kulak verin. Ferhat Kazancı‘nın aşka ve incelikli hallere dair söyleyecek çok sözü var.”
Moda dünyasındaki yeri ile birlikte dövmeleriyle de büyük ilgi çeken Ferhat Kazancı, bedenine işlediği yaşanmışlıkları bu sefer sözcüklere döktüğünü ifade ediyor.
Foo Prodüksiyon imzalı kitap trailer’ı da sosyal medyada paylaşılmaya devam ediyor.
—-
kitaptan bir şiir
Aşka aşık bir ruh.
Yaşadıkları, hayal ettikleri ve
özledikleriyle güçlü bir kalem:
Ferhat Kazancı.
Yoğun, özgün, incelikli bir kitap:
Beden Bende Bir Bavul.
Samimi, sadık ve umut verici
bu sese kulak verin.
Ferhat Kazancı’nın
aşka ve incelikli hallere dair
söyleyecek çok sözü var.
(Tanıtım Bülteninden)
by admin

3.Ahmed”in hazine gelirlerini artırmak amacıyla iltizam usulünü (vergileri aracılar eliyle toplama) yaygınlaştırması ve paranın değerini düşürmesi halkın daha çok ezilmesine yol açtı. İstanbul”daki esnafa ve zanaatçılara konulan agır vergiler de kentte hoşnutsuzluk yarattı. Damat İbrahim Paşa”nın



birçok devlet görevlisini kendine bağlı kişilere vermesi ve onları uzun süre aynı yerde tutması yükselme bekleyen birçok memurun tepkisini çekiyordu. Bütün bunlara 1723″te başlayıp aralıklarla süren İran Savaşı dolyısıyla konulan olağanüstü



vergiler eklenince halkın hoşnutsuzluğu doruk noktasına vardı. 28 Eylül 1730″da Damat İbrahim Paşa‘ya karşı olanların başını çekenlerden Kaptan-ı Derya Mustafa Paşa”nın kışkırtmasıyla eski bir denizci olan Patrona Halil İstanbul”da ayaklanma başlattı.





Buradaki Yazının devamıdır. Lale Devri Tarihi-Lale Devri Osmanlı Tarihi- Tarihte Lale Devri-Lale Devri(1718-1730)

Üç gün içerisinde İstanbul”u eline geçiren ayaklanmacılar 3.Ahmed”den Damat İbrahim Paşa ve yakın adamlarının idamını istediler. 3.Ahmed bu istegi terine getirdiyse de tahtını kurtaramadı. Patrona Halil”le hareket eden devlet adamları 3.Ahmed”in yerine 1.Mahmud”u padişah

yaptılar.,,,Ayaklanma sırasında Lale Devri”nde yapılan binalar yakılıp yıkıldı. Yenilik simgesi sayılan birçok şey yok edildi. Damat İbrahim Paşa”ya yakınlığıyla tanınanlar ya öldürüldü ya da sürgüne gönderildi. Osmanlı tarihinde 12 yıl süreyle değişik bir çığır yaratan Lale devri böylece kanlı biçimde sonlandı.
Sultan III. Ahmet -(30 Aralık 1673- 01 Temmuz 1736














Buradaki Yazının devamıdır. Lale Devri Tarihi-Lale Devri Osmanlı Tarihi- Tarihte Lale Devri-Lale Devri(1718-1730)

Saray çevresinden başlayarak birçok yüksek devlet görevlisi ve halkın varlıklı kesimi buralarda eğlence dolu bir yaşam sürmeye başladı. Bu o zamana kadar içe kapalı bir yaşamı olan bütün halk kesimlerinin görmediği bir şeydi. Her vesileyle düzenlenen kitlesel eğlencelerle bu yaşam biçimi giderek yaygınlaşmaya başladı. Döneme adını veren lale çiçeğinin en güzelini yetiştirmek için herkes birbirleriyle yarışır oldu. Bu amaçla başta Hollanda olmak üzere çeşitli avrupa ülkelerinden ve İran”dan lale soğanı bile getirildi.
Lale Devri: Sadabad’da Av Sahnesi 


Devri”nde bazı önemli yenilik girişimleride oldu. Bunların arasında en kalıcı olanı matbaadır.Ayrıca dönemin ünlü şairi Nedim”in başkanlığında oluşturulan bir kurul batı ve doğu dillerinden çeviriler yapmakla görevlendirildi. Zamanın Sairi Nedim, Lâle Devri’nin günlük hayatını ve İstanbul’un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır
Nedim -(1681 – 1730)

Bu şehri İstanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadır.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadır.
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır
Altında mı üstünde midir cenneti â’lâ
Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u havadır.
İzmit”te bir kağıt fabrikasının yapımına başlandı. Önemli bir girişimde İstanbul”u sık sık kasıp kavuran yangınlarla mücadele için tulumbacılık örgütünün kurulmasıdır. İstanbul dışında Anadolu ve Rumeli halkı geleneksel yaşam biçimini korudu
Buradaki Yazının devamıdır. Lale Devri Tarihi-Lale Devri Osmanlı Tarihi- Tarihte Lale Devri-Lale Devri(1718-1730)
Lale Devri Tarihi -Lale Devri – (1718 – 1730)

Osmanlı tarihinde batılaşma yönünde ilk adımların atıldığı Lale Devri, adını sanatta lâle motifinin işlenmesi ve dönemin yaşam biçimi sebebiyle laleçiçeğinden almıştır

Avrupa ülkelerinin gittikçe güçlenmekte olduğunu ilk fark eden kişilerden olan İbrahim Paşa, barışçı bir ortam yaratmak ve batıyı daha yakından tanımak istiyordu. Bu amaçla İstanbul”daki batılı ülke elçileriyle yakın ilişkiler kurdu, bir yandan da Avrupa ülkelerine elçiler göndererek buralardaki toplumsal ve ekonomik yaşamı tanımaya çalıştı. Bu elçiler arasında 1720″de Paris”e giden Yirmisekiz Mehmet Çelebi, İbrahim Paşa”yı en çok etkileyen kişi oldu.Yirmisekiz Çelebi”nin 1721″de dönüşünde sunduğu bilgiler ve belgeler İbrahim Paşa”da Avrupa tarzı yaşamı Osmanlı Devleti”nde de egemen kılma isteği uyandırdı.

İlk kez padişah 3.Ahmed”in de onayıyla geniş bir bayındırlık etkinliğine girişilerek İstanbul”da batıdaki örneklerine benzer birçok bina ve bahce yapıldı. Boğaziçi ve Haliç kıyıları yalılarla, köşklerle, kasırlarla donatıldSUNUM ALMİRA
Mareşal Fevzi Çakmak paşa
Kurtuluş Savaşı’nda büyük emeği geçen bir komutan ve Millet Partisi’nin kurucularındandır. 12 Ocak 1876 yılında İstanbul’da doğdu. Topçu Miralayı Çakmakoğulları’ndan Ali Bey’in oğludur. Mahalle mektebini bitirdikten sonra Soğukçeşme Rüştüyesi’ni ve Kuleli Askeri İdadisi’ni bitirdi. 1895 yılında Pangaltı Harbiyesi’nden mezun oldu. 1898′de, gösterdiği başarıdan dolayı Kurmay Yüzbaşısı oldu. Balkanlarda göstermiş olduğu başarılar sayesinde 9 yılda Miralaylığa (Albaylığa) yükseldi. Taşlıca Mutasarrıflığı ve kumandanlığı yanında, Nizamiye 35. fırkaya kumanda etti.
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra görevine devam eden Fevzi Paşa, 1910 yılında Mürettep Moskova Kolordusu’nun Erkan-ı Harbiye Reisliği’ne atandı. Trablus’ta İtalyanlar’ın başlatmış olduğu saldırılar üzerine kurulan, Garp Kolordusu Erkan-ı Harbiye Reisliği’ne getirildi. Daha sonraları Erkan-ı Harbiye’si Hareket Şubesi müdürü oldu.
Balkan Savaş’ından sonra Ankara Fırka Kumandanı, ardından da 5. Kolordu Kumandanlığı’na atandı ve 1914 yılının Mart ayında rütbesi Mirvalığa yükseltildi. Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale müdafaasına katıldı. 1915′de Anafartalar Grubu Kumandanlığı’nda bulundu. 1916′da 2. Kafkas Kolordusu Kumandanı, 1917′de ise II. Ordu Komutanlığı’na tayin edildi. 1918 yılında, Suriye’deki VII. Ordunun komutanlığını yaptığı süre içindeki başarılarından dolayı Ferikliğe yükseldi.
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Erkan-ı Harbiye Reisliği’ne getirildi, fakat İzmir’in işgali sırasında bu görevinden istifa etti. 3 Şubat 1920′de Harbiye Nazırı olduğu sırada Anadolu’daki Kurtuluş Savaşı çalışmalarına yardım etti. 8 Nisan 1920′de İstanbul’un işgal edilmesi üzerine Anadolu’ya kaçtı. Burada Mustafa Kemal’in emrine girdi ve ölümüne kadar beraberinde çalıştı. Fevzi Paşa, Ankara’ya gelişinin milli hareket için ne denli önemli olduğunun bir ifadesi olarak, 3 Mayıs 1920′de Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Müdafaa Vekilliği’ne ve Bakanlar Kurulu Başkanlığı’na getirildi. II. İnönü Zaferi’nden sonra, 3 Nisan 1921′de Birinci Ferikliğe tayin edildi. 1921′de Erkan-ı Harbiye Reis vekilliği yaptı. 29 Eylül 1921′deki Sakarya Savaşı’ndan sonra Mareşalliğe yükseltildi.
1924 yılına kadar Erkan-ı Harbiye Reis vekilliği ve Kozan Milletvekilliği yapan Fevzi Paşa, bu tarihte milletvekilliğinden ayrıldı. 1925′te asaleten Erkan-ı Harbiye Reisliği yaptı ve 12 Ocak 1944′te bu görevinden ayrılarak emekli oldu. 1946′da İstanbul’dan milletvekili adayı seçildi ve 1948′de Millet Partisi’ni kurdu. 10 Nisan 1950′de vefat etti.
by admin Tarih Derslerinde en az gosterilen kişidir kendisi ama aslı Şoyledir:
İsmet İnonu muslumanlık dusmanı bir kisiydi vatan sevgisi bile tartısıla bilirdi ama Fevzi Çakmak Her yonuyle bir vatan aşığıydı Fevzi Çakmak İsmet inonu nun kafasını kesmek için Meclisi donattı ataturk engel olmasa ismet inonu cumhuriyetin ilk yıllarında olecekti. Ataturk olduğunde İsmet ınonunun ilk isi ataturk bustlerini yıkmak oldu paradan ataturkun resmini kaldırdı. Fevzi Çakmak Paşaya Sırf ayağıma dolanmasın diye Ev Hapisi verdi Bir Vatan aşığı olan İLK MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK omrunun sonuna kadar evinin bahçesinden Maydonoz satarak yaşamını surdurmeye çalıştı. Bu bilgileri nereden biliyorsun diye soranlar olacaktır: Dayım 20 Yıl once Ankara mamak ta bir binanın insaatıyla ilgileniyordu o zaman 70 yaşında olan adamın anlattığı gerçek olaylardır bunlar. Kesin bilgilerdir bilmem dikkatinizi çektimi İLK Mareşal olan bir insanın Tarihte ne kadar yer alması gerekirken Fevzi Çakmak Paşayayapılana Bakın !
I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918) NEDENLERİ ve SONUÇLARI
Nedenleri
Sanayi inkılabı sonucunda devletler arasında Pazar ve hammadde arayışından doğan sömürgecilik yarışı ve ekonomik rekabetEkonomik yarışın devletler arası bloklaşmalara sebep olmasıAlmanya ile Fransa arasında Alsac-e Lorainne (Alsas Loren) bölgesinden doğan çekişmeRusya ile Avusturya -Macaristan İmparatorluğu arasında Rusların panislavizm politikasından doğan gerginlikRusların Osmanlı toprakları üzerindeki emelleri ve sıcak denizlere inme politikasıAvusturya-Macaristan İmparatorluğunun Bosna Hersek’i ilhalkının Sırbistan ile arasında meydana getirdiği gerginlikAvusturya – Macaristan İmparatorluğu veliahtının Bosna Hersek’i ziyaretinde bir sırp tarafından öldürülmesiSAVAŞIN BAŞLAMASI VE GELİŞMESİ
Avusturya ile Sırbistan arasında başlayan savaş, Almanya, Rusya, Fransa ve İngilterenin de savaşa katılmasıyla bir dünya savaşına dönüşmüştür.
(Bağlaşma) İttifak Devletleri: Almanya, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu, İtalya (savaş başlayınca taraf değiştirmiştir.) Savaş başlayınca Osmanlı ve Bulgaristan da katılmışlardır.
(Anlaşma) İttifak Devletleri: İngiltere, Fransa, Rusya savaş başlayınca Romanya, İtalya, Portekiz, Japonya, A.B.D., Yunanistan, Sırbistan da katılmıştır.
Osmanlı Devletinin Savaşa Girme ve İttifak Devletlerini Tercih Sebepleri
Başta Balkanlar olmak üzere kaybedilen toprakları geri alma düşüncesi.Turan idealini gerçekleştirme düşüncesi.Almanyanın savaşı kazanacağına kesin gözüyle bakılmasıYalnızlık politikasından kurtulmak istemesiKapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye’den dolay İngiltere ve Fransanın ekonomik baskısı İttihatçı subaylarda Alman hayranlığı olmasıİngiltere’nin önünden kaçan Goben ve Breslav adlı iki Alman gemisinin Yavuz ve Midilli adı verilerek satın alındığının ilan edilmesi, Karadeniz’e geçen bu gemilerin Rusların, Sivastopol ve Odesa limanlarını bombalaması. Almanların Osmanlıları Savaşa Çekmekteki Amaçları
Yeni cepheler açmak, kendi yüklerini hafifletmekOsmanlının jeopolitik konumuHalifenin nüfuzundan faydalanmak (Cihad ilanı)Petrol bölgelerini kontrol altında tutmakİngilizlerin sömürgeleri ile irtibatını kesmekOsmanlının mevcut asker potansiyelinden faydalanmakBoğazların kontrol altında tutulmasıyla Rusyaya yardım yapılmasını engellemekI. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA BÜYÜK DEVLETLERİN DURUMU
İtalyanın Durumu: Savaş öncesi gruplaşmalarda Almanyanın yanında yar alan İtalya, savaş başlayınca tarafsız kalmıştı. 12 Ada ve Güneybatı Anadolunun vaad edilmesiyle İtilaf Devletleri yanında savaşa katılmış, sonra Batı Anadolu da vaadedilmiştir.
Bulgaristanın Durumu: II. Balkan savaşında kaybettiği toprakları geri almak isteyen Bulgaristan Çanakkale Savaşından sonra Osmanlı yanında savaşa girmiştir. Böylece Osmanlı-Alman kara bağlantısı sağlanmıştır.
Rusyanın Durumu: Rusya yardım alamayınca zor durumda kalmış, 1917′de Bolşevik İhtilaliyle Çarlık Rusyası yıkılmış Sovyet Rusya kurulmuştur. Sovyet Rusya 3 Mart 1918 Brest – Litowsk Antlaşmasıyla savaştan çekilmiştir.
ABDnin Durumu: Savaşta uzun süre tarafsızlığını koruyan ABD, ticaret ve yolcu gemilerinin Alman denizaltıları tarafından batırılması sonucu savaşa katılmıştır. ABDnin katılmasıyla savaş kısa sürede sona ermiştir.
Not: Yunanistan savaşa en son katılan devlettir.
OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞTIĞI CEPHELER
Kendi toprakları üzerindeki cepheler
Taarruz Cepheleri:* Kafkas
* Kanal
Savunma Cepheleri:* Çanakkale
* Irak
* Suriye -Filistin
* Hicaz – Yemen
Müttefiklerine yardım için savaştığı cepheler
* Romanya
* Makedonya
* Galiçya
Kafkas Cephesi: Doğu Anadolunun Rusların eline geçmesini engellemek, daha öce kaybedilen toprakları geri almak, Kafkasları ele geçirerek Turan İdealini gerçekleştirmek amaçlanmıştır.
Osmanlı Devleti soğuk, hastalık ve açlık karşısında yaklaşık 100.000 şehit vermiştir. Ruslar ilerleyerek Muş, Bitlis, Van, Erzurum ve Trabzona kadar Doğu Anadoluyu ele geçirmiş, Mustafa Kemal, Muş ve Bitlisi bizzat kurtarmıştır. 3 Mart 1918 Brest-Litowsk Antlaşması ile bu bölgeler, hatta 1878 Berlin Antlaşmasıyla kaybedilen Kars, Ardahan ve Batum da geri alınmış, Kafkas cephesi kapanmıştır.
Not: Karışıklık çıkaran Ermeniler, 1915 Tehcir Kanunu ile Suriye taraflarında iskan ettirilmiştir.
Kanal Cephesi: İngilterenin sömürgeleri ile irtibatını kesmek için Almanlarla beraber Süveyş Kanalına iki kez çıkarma yapılmışsa da başarılı olunamamıştır.
Not: İngiltere tepki olarak Çanakkale ve Irak cephelerini açmıştır.
Çanakkale Cephesi (18 Mart 1915):
Cephenin Açılma Sebepleri:* Rusyaya yardım etmek
* Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak
* Boğazları ve İstanbulu ele geçirerek jeopolitik açıdan avantaj elde etmek
* Balkan devletlerini kendi yanlarında savaşa çekerek yeni cepheler açmak.
* Savaşı kısa sürede sona erdirmek.
Sonuçları:* Nusret mayın gemisinin başarılı çalışmaları, Türk askerinin kahramanlığı ve topçuların isabetli atışları karşısında İtilaf devletleri gerek denizde gerekse karada mağlup olmuşlardır.
* Savaş en az 2 yıl daha uzamıştır.
* Bulgaristan Osmanlı Devletinin yanında savaşa girmiştir.
* İngiltere ve Fransanın itibarı sarsılmıştır.
* Gizli antlaşmalar gündeme gelmiştir. (Rusyanın isteği üzerine)
* Rusyaya yardım yapılamayınca Çarlık Rejimi zor duruma düşmüş ve 1917 Bolşevik ihtilaline zemin hazırlamıştır.
* Mustafa Kemal’in Anafartalar, Conkbayırı, Arıburnu ve Kireçtepe’de elde ettiği başarıları, Milli Mücadele’ye lider olmasını sağlamıştır.
Irak Cephesi: İngiltere Rusyaya karadan yardım yapmak ve petrol bölgelerini ele geçirmek amacıyla taarruza geçmiş ise de Osmanlı orduları tarafından Kut’ül-Amare bölgesinde durdurulmuşlardır. Fakat yardım alan İngilizler ilerleyerek Bağdatı ele geçirmişler, Musul önlerine geldiklerinde Mondros Mütarekesi imzalanmıştır.
Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen Cepheleri : Bu cephelerde İngilizlerle ve onların kandırdıkları Araplarla mücadele edilmiş ve bu topraklar kaybedilmiştir.
Not-1: İslamcılık fikrinin geçerliliğinin kaybedildiği görülmüştür.
Not-2: Osmanlılardan ayrılan en son topluluk Araplardır.
Not-3: Mustafa Kemal’in I. Dünya Savaşındaki son görevi en son kapanan Suriye Cephesinde Yıldırım Orduları grup komutanlığıdır.
Romanya, Makedonya, Galiçya Cepheleri : Müttefiklerine yardım amacıyla ordular gönderilen bu cepheler, Rusyada ihtilalin çıkması ve Brest-Litowsk Antlaşmasıyla kapanmıştır.
WİLSON İLKELERİ (8 OCAK 1918)
A.B.D. başkanı Wilson, savaş sonrası düzeni sağlamak ve barışı korumak amacıyla 14 maddelik ilkelerini yayınlamıştır. Buna göre:
* Boğazlar bütün devletlere açık olacak
* Her millet kendi geleceğini kendisi tayin edebilecek, Türkler nüfus yoğunluğuna sahip oldukları bölgelerde bağımsız olarak yaşayabilecekler, azınlıklar nüfus çoğunluğuna sahip oldukları bölgelerde bağımsız devletler kurabilecek
* Savaş sonrası toprak işgali olmayacak
* Mağlup devletlerden savaş tazminatı alınmayacak
* Gizli anlaşmalar iptal edilecek, barış görüşmeleri açık olacak
* Alsac-e Lorainne bölgesi Fransaya verilecek
* Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulacak
* Sömürgecilik yapılmayacak
GİZLİ ANTLAŞMALAR (OSMANLI DEVLETİNİ PAYLAŞMA TASARILARI)
* 1915 Boğazlar Antlaşması: Rusyayı kendi yanlarında tutabilmek için İngiltere ve Fransa tarafından İstanbul, Boğazlar ve Marmara kıyıları Rusyaya vaadedilmiştir.
* 1915 Londra Antlaşması: 12 Ada ve Güneybatı Anadolu İtalyanlara vaadedilerek itilaf Devletlerinin yanında savaşa çekildiği antlaşmadır.
* 1916 Sykes-Picot Antlaşması: İngiltere ve Fransanın Osmanlı topraklarını paylaştıkları anlaşmadır. Çukurova, Güneydoğu Anadolu, Musul ve Suriye çevresi Fransızlara, Irak İngilizlere bırakılacak, diğer bölgelerde ise bir Arap devleti kurulacaktır.
* 1916 Petrograd Antlaşması: Doğu Anadolu ve Trabzona kadar olan Karadeniz kıyıları daha önceki bölgelere ek olarak Rusyaya bırakılmıştır.
* 1916 Mac – Mahon Antlaşması: İngilizlerin Mısır valisi Mac-Mahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılmıştır. Arapların Osmanlı Devletine isyan etmelerine karşılık bağımsız bir Arap devleti vaadedilmiştir.
* 1917-Saint Jean de Maurienne Antlaşması: Rusyanın savaştan çekilme ihtimali üzerine İtalyanın önemi artmış ve önceki bölgelere ek olarak Batı Anadolu da İtalyanlara vaat edilmiştir.
Not: Rusyada Bolşevik İhtilali sonunda kurulan yeni rejim tarafından gizli antlaşmalar dünya kamuoyuna duyurulmuş, böylece uygulama alanı bulamamışlardır.
I. DÜNYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI
Yaklaşık 10 milyon insan hayatını kaybetmiştir.Bazı büyük devletler yıkılmış, yeni devletler kurulmuştur. (Avusturya, Macaristan, Yugoslavya, Polonya, Çekoslovakya)Bazı devletlerde rejim değişikliği meydana gelmiştir. (Rusyada kominizm, İtalyada faşizm, Almanyada nazizm, Türkiyede cumhuriyet). Genel olarak cumhuriyet ağırlıklı rejimler kurulmuştur.Bazı devletlerde yönetimde değişiklikler olmuştur. (İttihat Terakkiciler yurt dışına kaçmış, Ahmet İzzet Paşa kabinesi kurulmuştur.)Yeni teknolojik silahlar kullanılmıştır. (Uçak, tank, denizaltı)Kurtuluş Savaşına sebep olmuştur.Mağlup devletlerle önce ateşkes, daha sonra barış antlaşmaları imzalanmıştır.
Bulgaristan ile Selanik Mütarekesi Neuilly Barış AntlaşmasıOsmanlı ile Mondros Mütarekesi Sevres AntlaşmasıAvusturya ile Willa Gusti Müterakesi Saint Germain Barış AntlaşmasıAlmanya ile Rethondes Müterekesi Wersailles (Versay) Barış AntlaşmasıMacaristan ile Trianon Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Osmanlı Devleti Ortadoğu topraklarını kaybetmiştir.I. Dünya Savaşının sonuçları özellikle (Versay Antlaşması) II. Dünya Savaşına sebep olmuştur.Milletler Cemiyeti (Cemiyeti Akvam) kurulmuştur.MONDROS MÜTAREKESİ (30 EKİM 1918)
Siyasi Alandaki Maddeler:
Boğazlar İtilaf devletleri denetimine bırakılacaktır. (Osmanlıların Anadolu toprakları ile Rumeli toprakları arasındaki bütünlük bozulmuştur.)İtilaf devletleri güvenliklerini tehlikeli gördükleri bölgeleri işgal edebileceklerdir. (7. Madde)Doğu Anadoluda 6 ilde herhangi bir karışıklık çıkarsa bölge işgal edilebilecektir. (24. Madde. Bir Ermeni devleti kurulmasına zemin hazırlanmak istenmiştir.)Askeri Alandaki Maddeler:
50.000 kişilik Jandarma kuvveti dışındaki bütün Osmanlı orduları terhis edilecektir.Osmanlı donanması, gösterilen limanlarda İtilaf devletlerine teslim olacaktır.Osmanlı silah ve cephanesi İtilaf devletlerine teslim edilecektir.İtilaf devletleri esirleri serbest bırakılacak fakat Osmanlı esirleri serbest bırakılmayacaktır.Teknik ve Ekonomik Alandaki Maddeler: Demiryolları, bütün ulaşım ve haberleşme araçları, limanlar, Toros tünelleri ve geçitler İtilaf devletleri denetimine bırakılacaktır.
Not: Çok ağır şartlar taşıyan, işgallere zemin hazırlayan (özellikle 7. Maddesiyle) Osmanlı Devletini fiilen sona erdiren bir antlaşmadır. İstanbul Hükümeti anlaşmayı olumlu karşılamış, Mustafa Kemalin de içinde bulunduğu birçok aydın ise tepki göstermiştir.
Mondros’a karşı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, işgallerin başlamasıyla da Kuvay-ı Milliye birlikleri kurulmuştur.
Not: Osmanlının kayıtsız şartsız teslim belgesidir.
MONDROSTAN SONRAKİ İŞGALLER
İngiltere ,Musul (ilk işgal), Urfa, Antep ve Maraşı işgal etmiş, ayrıca İzmit, Eskişehir, Afyon, Samsun, Merzifon ve Batuma asker çıkarmışlar.İtilaf Devletleri İstanbul’u fiilen işgal etmiş (13 Kasım 1918)Fransa , Adana ve çevresini işgal etmiş.İtalya , Antalya ve Konya çevresini işgal etmiştir.Not-1: Urfa, Antep ev Maraş sonradan Fransaya devredilmiştir.
Not-2: Paris Barış Konferansından sonra Yunanlılar İzmiri işgal etmişlerdir. (15 Mayıs 1919)
MONDROSTAN SONRA KURULAN CEMİYETLER
I. ZARARLI CEMİYETLER
A) Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler:
Mavri Mira: Rumlar kurmuştur. Batı Anadolu ve Trakyayı Yunanistana dahil ederek Megalo İdeayı gerçekleştirmek istemişlerdir. Yunan Kızıl Haçı, Fener Rum Patrikhanesi, okullardaki izci teşkilatları ve diğer Rum cemiyetleriyle işbirliği içindedirler.Etnik-i Eterya: Megalo İdea amacıyla 19. Yy. başlarında kurulmuş aynı amaçla Mondrostan sonra da faaliyetlerini sürdürmüş bir Rum cemiyetidir.Rum Pontus Cemiyeti: Fatih’in 1461′de ortadan kaldırdığı Trabzon Rum İmparatorluğunu yeniden kurmak için çalışmalar yapmıştır.Hınçak ve Taşnak Cemiyeti: Çukurovadan Trabzona çizilen bir hattın doğusunda kalan bütün topraklarda bir Ermeni devleti (Magna Armania) kurak için çalışmalar yapmışlardır.Alyans-İsrailit (Makkabi) Cemiyeti: Yahudi azınlık tarafından ekonomik, dini ayrıcalıklarını sürdürmek amacıyla kurulmuştur.B) Türkler Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:
İngiliz Muhipler Cemiyeti: İngilizlerle iyi geçinerek ülkeyi en az zararla kurtarmak isteyen ve İngiliz mandasını savunan bu cemiyette padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit gibi kimseler de üyedir.Teali İslam Cemiyeti: Halifeye ve İslamiyete kesin bağlılıkla kurtuluşun gerçekleşeceğine inanmışlardır. İlmi, ahlaki, sosyal yollarla siyaset yapmışlardır.Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerikan mandasını savunmuşlardır.Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti: Kurtuluşun Osmanlı saltanatına bağlılık ve padişaha kesin itaatle mümkün olacağına inanmışlardır. Meşruti demokrasiyi ilke edinmişlerdir.Kürt Teali Cemiyeti: Doğu Anadoluda bağımsız bir Kürt devleti kurmak için kurulmuşsa da halkın fazla desteğini alamamıştır.Hürriyet ve İtilaf Fırkası: 20. yy. başlarında İttihat Terakkiye muhalif olarak kurulmuş Mondrostan sonra da milli mücadeleye karşı faaliyet sürdürmüştür.Trabzon Adem-i Merkeziyet Cemiyeti: Trabzon ve çevresinde bağımsız bir Türk devleti kurmak istemişler, zamanla milli mücadele safına geçmişlerdir.
II. YARARLI CEMİYETLER
Trakya ve Paşaeli Cemiyeti: Trakya ve çevresini özellikle Mavri Miranın faaliyetlerine karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İlk kurulan cemiyettir.İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Batı Anadoluyu Rumlara karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İzmirin işgali sonrası Anadoluya milli mücadele için cephane taşımışlardır.Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Bir yandan Rum Pontus cemiyetine diğer yandan Adem-i merkeziyet cemiyetine karşı faaliyet gösteren, Trabzon ve çevresini korumaya çalışan cemiyettir.Kilikyalılar Cemiyeti:Çukurova bölgesini Ermenilere ve Fransızlara karşı savunmak amacıyla kurulmuştur.Harekat-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti: İzmirin Yunanlılarca işgaliyle beraber ilhakı önlemek amacıyla kurulmuştur. İşgallere karşı fiilen karşı koymuşlardır.Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti: Merkezi Sivas olmak üzere kurulmuş ve kısa sürede bütün vatana yayılmıştır. İşgalleri protesto ettikleri gibi Milli Mücadeleye para ve Mal yardımı sağlamışlardır.Milli Kongre Cemiyeti: Türk halkının haklılığını basın yoluyla Dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir cemiyettir. Silahlı direnişi düşünmemiştir.Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadoluda Ermeni devletinin kurulmasına engel olmak amacıyla ortak savunma kararı almış bir cemiyettir.Not-1: Cemiyetlerin hemen hepsinin kuruluşunda dayandıkları nokta Wilson ilkeleridir.
Not-2: Milli cemiyetler kendi bölgelerin kurtarmak için kurulmuş, Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşmişlerdir.
Not-3: Milliyetçilik ve bağımsızlık amacıyla Mondros Müterakesinden sonra kurulmuşlardır.
Not-4: Başlangıçta basın-yayın yoluyla mücadeleyi, gerekirse silahlı direnişe geçmeyi amaçlamışlardır.
PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)
İtilaf devletlerinin temsilcileri mağlup devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek için Pariste toplanmışlardır. Sevr hariç diğer barış antlaşmalarının şartları belirlenmiş, Osmanlı topraklarını paylaşma konusunda anlaşamadıkları için Sevr sonraya bırakılmış, gizli anlaşmalar feshedilmiştir.Daha önce İtalyaya vaat edilen Batı Anadolu, İngilterenin çıkarına ters düştüğü için ve Yunan propagandasının etkisinde kalarak Yunanistana verilmiştir. Bu olay İtilaf devletleri arasında ilk kez ikilik çıkmasına ve bir yönüyle II. Dünya Savaşına sebep olmuştur.
Wilson İlkelerinin sömürgecilik yapılmayacak maddesine karşı manda ve himaye fikri ilk kez burada ortaya atılmıştır.
İZMİRİN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)
Yunanlılar Paris Konferansında alınan karara dayanarak 15 mayıs 1919da İzmir’i işgal etmişler, özellikle Hasan Tahsinin attığı ilk kurşunla beraber katliamlara girişmişlerdir.
Not-1: Kuvay-ı Milliye’nin doğmasına yol açmıştır.
Not-2: İlhak amacı taşıdığı için Türk halkı büyük tepki göstermiştir.
Not-3: Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur.
AMİRAL BRİSTOL RAPORU (13 EKİM 1919)
Amerikalı bir amiral olan Bristol’un başkanlığındaki bir heyet Batı Anadolu’ya gelerek incelemelerde bulunmuş ve burada nüfus çoğunluğunun Türklere ait olduğunu, katliamlardan Yunanlıların sorumlu olduğunu ve İzmirin işgalinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. ABD kandırıldığını görmüş, Wilson ilkelerinin uygulanmamasına kızarak aktif dünya siyasetinden çekilmiş, Monroe Doktrini uygulanmıştır.
Not: Amiral Bristol Raporu Türk halkının ve Kurtuluş Savaşı’nın haklılığını göstermesi açısından önemlidir.
KUVAY-I MİLLİYE HAREKETİ
Mondros Mütarekesi ‘nden sonra başlayan işgaller, işgallere İstanbul Hükümeti’nin sessiz kalması ve Osmanlı ordularının terhis edilmiş olması üzerine kurulmuştur. Halkın kurduğu bölgesel direniş güçleridir. Düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı oyalamayı ve kayıp verdirmeyi amaçlamış, ihtiyaçlarını halktan karşılayan, belli bir merkezden yönetilmeyen düzensiz çetelerdir. BMMye karşı çıkan isyanların bastırılmasında etkili olmuşlar ve düzenli ordunun çekirdeğini oluşturmuşlardır.